Navisalvia Dr. Sina Kabaağaç'ı Anma Toplantıları 2005'ten
Navisalvia Dr. Sina Kabaağaç'ı Anma Toplantıları'ndan 3.sü olan "Komedia" başlıklı toplantının IV. oturumu. Bu oturumun ilk konuşmacısı değerli meslekdaşım Zerrin BAYDAR'dı; fakat kendisi rahatsızlığından dolayı toplantılara katılamayınca bana da bu boşluğu küçük bir katkıyla doldurmak düştü. Ben de, tam bu fotoğrafın çekildiği anda Sina Hocamın bir yazısını okumaya koyuldum...şöyle yazmıştı Sina Hoca: "Penceremin yanındaki ulu çınar ağacı yapraklanıyor, yaprak döküyor defalarca; defalarca ve 50'lerden başlayarak 60'lı, 70'li, 80'li yıllar...Evleniyorum, çocuğum oluyor, boşanıyorum, tekrar evleniyorum, tekrar boşanıyorum; terk edilen evler, sokaklar; yaşanan ümitler, ümitsizlikler, sevinçler, acılar. Geriye kalan ne? Sadece bu sözcükler. Her sözcük kendi başına bir dünyadır; serüvendir. Şikayetsiz yaşadım ben onların dünyasında, serüvenlerine yürekten katıldım; anlattıkları masal ve hikayeleri sevinçle, coşkuyla dinledim ve mutlu oldum hep. Ötesi? Hava cıva. Yanılıyor muyum? Belki! Ama bir yanılgı tüm yaşamını kaplıyorsa, yaşamının kendisi oluyorsa sonuçta bu yanılgı, artık yanılgı olmaktan çıkar, somut bir gerçeğe dönüşür, çünkü artık yaşam yadsınamaz; hele bütün bir yaşam, hiç. Yaşadıklarımızın dışında bizim olan nedir? Sabırlı olun çocuklar, hayal gücünüze yol verin, hız verin, hep kendiniz kalın. Hepinize saygılar, sevgiler, selamlar; selamlar, saygılar, sevgiler." "Sözcükler ve Bir Yaşam" LUCERNA, 3 (1996) s. 84-86)

- Yeni yorum ekle
- 1374 okuma
- Arkadaşına gönder
- Thumbnail
